Hüseyin Özkaya ile yapılmış bir söyleşi:
Bu hastalığın sizde çıkması ve beraberinde başınıza gelenleri anlatır mısınız?
Hüseyin Özkaya (H.Ö): Ben Sinopluyum. İstanbul’da Gaziosmanpaşa’da İdeal rodringte çalışıyordum. İşi bıraktım memleketime döndüm. Memleket havası iyi gelir dediler. Ama nefes almam gittikçe zorlaşıyordu. Sonraları durumum ağırlaştı. Ambulansla Kastamonu’daki hastaneden Ankara’ya geldim. Fakat Ankara’dan İstanbul’a kendi cebimden ödemek zorunda kaldım. Uzun yolculukları sigortadan karşılamıyorlar. Daha sonra İstanbul’da Yedikule Göğüs Hastalıkları hastanesine yattım.
Bu konu hakkında hukuksal bir mücadeleniz var mı, dava açtınız mı?
H.Ö: Avukatlarım var ama atölye sahibi davayı uzattıkça uzatıyor. Elimden geleni yapıyorum. İşverenin Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) kaçtığı söyleniyor.
Sağlık durumunuz nasıl?
H.Ö: Artık Oksijen desteğine bağlı yaşıyorum. Bu olmadan iki adım atamam. Artık seneye bilemem…
Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?
H.Ö: Bugün taburcu olacağım. Ambulansı devlet karşılayamıyor. Sinop’a kendi imkanlarımla gideceğim. Amcamın oğlu Beytullah belli bir noktadan sonra artık mücadeleyi bıraktı, çıkardı serumları, oksijen tüplerini… yokluk içinde öldü, ona hiç yardım edilmedi.

Bu iş cinayetiyle ilgili olarak Kot İşçileri Birliği’nin kamuoyuna çağrı metni şöyle:
Artık sözün tükendiği yerdeyiz. Patronların kar hırsına bir arkadaşımızı daha kurban verdik. Kot işçisi Hüseyin Özkaya arkadaşımız yakalandığı Slikozis hastalığı sonucu hayatını kaybetti. Hüseyin Özkaya arkadaşımızın ağabeyi Beytullah Özkaya’da yine aynı hastalık sonucu yaşamını kaybetmişti.
Patronların kar hırsı uğruna işlediği bir cinayete daha tanıklık ediyoruz.
Bir işçi yaşamı daha basitçe alınabilecek önlemler alınmadığı için,
bir işçi yaşamı daha makineden ucuz sayıldığı için,
bir işçi yaşamı daha yaşamdan sayılmadığı için karardı.
Continue reading →